2020 Yılı Ramazan Bayramı

Beni tanıyanlar, toplumsal özel günler ve bayramlarla ne kadar düşük bir ilişki düzeyim olduğunu iyi bilirler. Bayram ziyaretlerini, toplu mesajlaşmaları, sosyal medyayı esir alan bayram postlarını; toplum tarafından üzerlerimize yıkılmış, samimiyetten uzak birer külfet olarak görürüm. Buna rağmen, 2020 yılının Ramazan bayramını, işe bu fotoğrafla anacağım: kayınvalidem, annem Özlem ve ben WhatsApp üzerinden görüntülü konuşurken bir yandan da karşılıklı olarak kahvelerimizi yudumluyoruz. Kent firması görse “ben nasıl bu mizansen üzerine bir reklam çekmedim yıllardır” diye kafasını duvarlara vurur.

Bir de tabi bu konuşmadan hemen sonra yaptığımız; amcam, yengem, halam ve babaannemin olduğu görüntülü bayram kutlaması görüşmesinde, babaannemin çocuksu bir sevinç ile amcama “Sami böyle şeyler iyi ki var dimi!” demesiyle. Keşke o anda babaannemin yanına ışınlanabilsem ve ona sıkı sıkı sarılabilseydim.

Samimiyetsizlik ve zorunluluk denklemden çıkıp da yerine gerçekten samimi bir “tüm aileyi bir arada görme isteği” gelince bayramlar da, o benim daha önce hiç göremediğim anlamını kazandı sanki zihnimde. Bilmiyorum, belki de yaşlanıyorum.

Mesai saatleri içerisinde; #DijitalÜrünYönetimi #DijitalTrendler ile ilgilenir. Mesai saatleri dışındaysa; #Edebiyat, #Öykü, #Roman, #ÇizgiRoman, #Oyunlar ve #Fenerbahçe ile zamanını geçirir. Dünyayı gezmeyi sever, gitmediği şehirlere gitmenin hayalini kurar.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer