Mesut Süre ile İlişki Testi

Pazar sabahı miskin kahvaltımızı yaptıktan sonra telefon çaldığında günün geri kalanı için net bir planımız yoktu. Arayan sevdiğimiz bir dostumuzdu ve bizi Mesut Süre ile İlişki Testi oyununa davet ediyordu. Programı ayarlayan ve bizim arkadaşları da davet eden çiftin son dakika bir işi çıktığı için iki bilet boşa çıkmıştı. İtiraf ediyorum: Mesut Süre ismini hiç duymamıştım. Uzun yıllar Rabarba isimli bir programı yapan ünlü bir radyocuymuş. Hemen YouTube’dan bir iki videosuna baktım. Sahneye evli ya da sevgili bir çifti çıkarttığı ve onları soru cevaplarla sıkıştırdığı bir program yapıyordu. İlk anda çok kanım ısınmasa da, Pazar günü evde oturmaktansa Taksim’de bir tur atmayı tabii ki tercih ederim diye düşünerek evet dedik. Ama bir şartım vardı: “Beni kesseniz, öldürseniz, önüme nakit para koysanız kesinlikle sahneyle bir etkileşime girmem, baştan söyleyeyim!” diye kırmızı çizgimi çektim. Evet, prensiplerim vardır.

Taksim ve İstiklal

Marmaray ile kısa sürede Taksim’e geçtik ve meydana çıktığımızda soğuk ama güneşli bir hava karşıladı bizi. Aralık ayında güneş gözlüğü takmak mutluluk oldu resmen. İnşaatı süren Taksim Camii de baya bir ortaya çıkmış artık, o kadar uzun zamandır gelmemişiz ki Taksim’e, bir anda bu inşaat ile karşılaşmak garip geldi. AKM ise artık yerinde yok. Hem Taksim Camii hem de planlanan yeni opera binası bittiğinde Taksim Meydan’ının çok farklı bir havası olacak. Bir de ağaçlarımız ve yeşilalanlarımız yerinde duraydı iyiydi.

İstiklal Caddesi bildiğiniz gibiydi. Çift yönlü akan bir insan nehri, satıcılar, selfie çekip canlı yayın açan turistler, 10 – 15 adımda bir kalabalık bir topluluğa karşı sanatını icra eden şarkıcılar, dansçılar… Kalabalıklar arasında slalom yaparak Grand Pera‘ya ulaştık. Madame Tussauds İstabul’un da içinde bulunduğubu bu AVM, tarihi Cercle d’Orient binasının ya da hepimizin daha iyi bildiği ismiyle Emek Sineması’nın yerine yapıldı. Bu nedenle biraz içimiz buruk bir şekilde kapıdan geçip avluya geçtiğimizde ise, bizi hoş bir ortam karşıladı açıkçası. Carribou Cafe, Espresso Lab ve Coffeeshop Company gibi kaliteli kahvecilerin çevrelediği bu avlu İstiklal’in curcunasından nefes almak için ideal bir kaçamak yeri olmuş. AVM’nin içinin durumu ise içler acısı denebilir. Dükkanlar boş, çoğu daha tamamlanmamış bile. Küçük ve dar koridorları var ve anlamsız. AVM sevdamız yüzünden kaybettiklerimiz, kazandıklarımızdan fersah fersah fazla.

Gelelim “İlişki Testi”ne

En üst kata çıkıp tiyatro salonunda yerimizi aldık. Küçük ve sıcak bir salondu. Biraz gecikmeli de olsa Mesut Süre sahnede yerini aldı. Uzun yıllar radyoculuk yaptığı için seslenişleri, tonlamaları ve özellikle gülüşleri ile canlı canlı bir radyo performansı izlediğimi düşündüm sık sık. Gülmeyeceğim, beğenmeyeceğim önyargım konukların Kamusal Mizah YouTube kanalından tanıdığımız ve ciddi hayranları olduğum Özgür Turhan ve Deniz Bağdaş olduğunu görünce ciddi anlamda kırıldı. Bu şovun komik olmama ihtimali kalmamıştı artık.

Taksim Grand Pera Tiyatro Salonu
Salon Grand Pera’nın en üst katında yer alıyor.

Şov hemen başında bir kaç klasik soru cevap ile başladı. Eş zamanlı olarak salona da sorular geldi, salondaki evlileri görebilirmiyim, sevgilileri görebilir miyim vs. Biz de uysal bir şekilde sorulara el kaldırarak yanıt verdik. Sahnedeki Özgür ve Deniz internetten tanıştıklarını söylediklerinde Mesut Süre salona döndü ve “İnternetten tanışanlar kimler bakalım bir görelim” dediğinde istemsizce elimi kaldırmış bulundum. Bunun birinci sebebi halen şovun başındaki rutin bilgi alma temelli sorulardan biri olduğunu düşünmüştüm. İkinci olarak da, internetten tanışmış olmanın o kadar fazla olduğunu düşünmem ve el kaldırdığım için boy hedefi gibi ortada kalacağımı asla düşünmemiş olmam oldu. Ne kadar yanılmış olduğumu bana doğru uzanan bir mikrofonla karşı karşıya kaldığımda anladım.  😀

Evet, ben Mert… Bana nakit para verseler dahi etkileşime girmem diyen ben, kameralar kayıt altındayken Mesut Süre ile anlamsız bir sohbetin içinde bulmuştum kendimi. “Ehe, Ekşi Sözlük’ten tanıştık” demem üzerine verdiği esprili yanıtlar ile salonda atılan kahkaha dolu anların, eğer olur da o bölümleri kullanma kararı alırlarsa görebilirsiniz diye detayına girmiyorum. 🙂

3 bölümden oluşan gösteride genel olarak enerji yüksekti ve keyifli vakit geçirdik. Konukların da eğlence sektöründen olması bence bizim için büyük bir şanstı. Sorular klasik olsa da Mesut Süre enerjiyi yüksek tutmayı ve yeri geldiğinde seyirciyi oyuna katmayı iyi biliyor. Mola aralarında istediğini alamadığı çiftler için verdiği “Normal olmayan çift yok mu ya bunlar çok sıkıcı!” benzeri geri bildirimleri de yine eğlenceli detaylardı. Gitmeyi düşünen ama arada kalanlar varsa, benim gibi önyargılı olmamalarını tavsiye edebilirim. Aralık ayı boyunca her pazar 17:00 – 20:00 saatleri arasında Grand Pera’da oynamaya devam edecek bu oyunla ilgili detayları bu linkten alabilirsiniz.

Büyük konuşmaması gerektiğinin farkına varan bir adet Mert içerir.

Bu hayatta büyük konuşmamak gerektiği gerçeği ile bir kez daha yüzleşerek salondan çıkarken, Özlem’in ve arkadaşlarımızın haklı dalga geçmelerini göğüslemek durumundaydım.

Yolda aldığımız sıcacık kestanelerimizi yiyerek Tünel’den Galata’ya indik. Meşhur Balıkçı Mehmet Usta’nın enfes balık dürümlerini yedik ve vapurla Kadıköy’e geçerek geceyi bitirdik.

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer